Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Catherine Cowles

Fragile Sanctuary yazarı
Yazar
6.0/10
1 Kişi
198
Okunma
3
Beğeni
1.226
Görüntülenme

Catherine Cowles Gönderileri

Catherine Cowles kitaplarını, Catherine Cowles sözleri ve alıntılarını, Catherine Cowles yazarlarını, Catherine Cowles yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
376 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
·
4 saatte okudu
Kızın o kadar üzücü şeyler yaşamasına rağmen pes etmemesi yeni Bi hayat kurmak için verdiği mücadele çok iyiydi.hikaye hakkında çok bisey demek istemiyorum ama yavaş sakın kitaptı kesinlikle okunur fazla beklentiye girmeden
Parçalanmış Yıldızlar
Parçalanmış YıldızlarCatherine Cowles · Pukka Yayınları · 0185 okunma
Buranın evlenmek için mükemmel bir yer olacağını dü­şündüm.” Parmağıyla bir çardak çizimini daire içine aldı ama gözlerim onunkilere kaydı. “Evlenmek mi?” Hayes küçük kadife bir kutuyu masaya bıraktı. “Evlen be­nimle, Ev.” Hareket edemiyordum. Nefes alamıyordum. Hayes kutuyu alıp ayağa kalktı. Bana doğru yaklaştı ve dizlerinin üzerine, ba­ caklarımın arasına yerleşti. “Sonsuza dek sen ve ben olacağımızı zaten biliyorsun ama ev biter bitmez, bir sonraki bölüme geç­mek istiyorum. Kendimi sana mümkün olan her şekilde bağla­mak istiyorum. Seninle bir aile kurmak istiyorum. Sen de bunu istiyor musun?” “İstiyorum,” diye fısıldadım. Gözyaşlarını yanaklarımdan aşağı doğru süzülüyordu. “Bundan daha çok istediğim hiçbir şey yok.” Hayes, üzerinde muhteşem bir pırlanta olan yüzüğü par­mağıma takarken, aradığım o huzurdan çok daha fazlasını hissediyordum.
Reklam
Dudaklarını saçlarıma bastırdı. “Sana karşı hissettiklerimi hiçbir şey değiştiremez. Sen, onlar gibi değilsin. Tıpkı baban, amcan ya da annen olmadığın gibi. Sen Evsin. Ve herkesin hayatını daha iyi bir hale getiriyorsun. Sana âşık olmamak imkânsız.” Kalp atışlarım hızlandı, sanki kendi kendine tökezliyordu. “Seni seviyorum, Ev. Şu anda bir şey söylemek zorunda de­ğilsin ama bunu bilmeni istiyorum. Ailenin yapacağı şeylerin hiçbiri, bunu değiştirmeyecek.”
Hayes saçlarımı yüzümden uzaklaştırdı. “Sana değer veri­ yorum, Ev. Hiçbir uyarıda bulunmadan, bir sel gibi geldin ve şimdi hayatımı sensiz hayal edemiyorum.” Yutkundum, boğazım bu hareketle düğümlendi. Çünkü ben de ona değer veriyordum. Hatta değer vermekten de ötey­di. “Bu beni korkutuyor.” “Sana değer vermem mi?” Başımı salladım. “Ve senin için hissettiklerim.” “Yalan söylemeyeceğim; bu sözleri senin ağzından duymak müthiş rahatlatıcı. Bu işte yalnız değilim.” Avucumu göğsüne dayadım, kalbi göğsünün içinde küt küt atıyordu. “Bu işte yalnız değilsin ancak nasıl yürüyeceğinden pek emin değilim. Burada kalmayı nasıl başaracağımdan emin değilim. Aşılması gereken bir dağ var ve ona tırmanacak kadar güçlü olup olmadığımdan da emin değilim.”
Everly kaçmak istiyordu ancak ben onun gidişini izleyebile­ceğimden emin değildim. Daha sevgili bile değildik. Yine de o nereye giderse gitsin, peşine takılacağımı şimdiden görebiliyor­dum. Çünkü artık onsuz bir hayat düşünemez olmuştum.
Everly nefesini verirken saçları yüzünün etrafında uçuştu. “Kendine güven konusunda hiç eksikliğin yok, değil mi?” “Konu sen olduğunda yok. Bunca yıldır hayattayım ve ke­sin olarak bildiğim bir şey var: Seni öptüğümde hissettiklerimi daha önce hiç hissetmedim, Ev. Hiç kimse beni bu kadar ken­dine çekmedi.” Parmakları dudaklarına doğru kayarken, yüzüme yayılan sırıtışa engel olamadım. O da bunu hissetmişti. Sadece aramız­ daki çekimin, Ev’in bu adımı atması için yeterli olacağına gü­venmek zorundaydım.
Reklam
“Burada güzel şeyler yara­tabilmek çok daha iyi. Neredeyse yarım kalmak üzere olan bir hayatı yeniden canlandırmak da öyle.” “İşimi yaparken bunu şimdiye kadar öğrenmiş olmam gerekirdi. Yıkmak o karanlığı iyileştirmez ya da yok etmez.” “Şu anda küçük bir yıkım yaratmak üzereyiz.” “Bu farklı. Yeni bir şey yaratmanın yolunu açıyor.” “Bu şekilde bakmak hoşuma gitti.” “Benim de.” Dudağımın kenarına bir öpücük kondurmak için eğildi ama elinden kurtuldum. “Hayes,” diye tısladım. “Ailen.” Sırıttı. “Sanırım seni her yerde, mümkün olduğunca sık öp­meyi alışkanlık haline getirmeye çalışacağım.” Yanaklarım kızardı. “Şu anda bu konu hakkında konu­şamam.” “Ama bir gün konuşacağız. Ayrıca bu, benden kaçmayı bı­rakman gerektiği anlamına geliyor.”
“Burada iyi bir şeyler yapmak istiyorsun ve insanlar da buna yardım etmek istiyor.” Gözlerimin kenarında yaşlar birikti. “Kim olduğumu bil­dikleri halde mi?” “Ev.” Hayes yüzümü ellerinin arasına alıp beni kendisine doğru çevirdi. “Sen inanılmazsın. Cesur ve fedakâr bir kadın­sın. Neden böyle birine yardım etmek istemesinler?”
“Babam her daim tehlike ararken, ben güzelliği görürdüm; hem toprakta hem de diğer insanlarda. Her şeyde. Beni her ne kadar bu yönde eğitmeye çalışsa da zihnimi asla bu şekilde kul­ lanmaya alıştıramamıştım.” ianın saldırısından sonra bile bunu yapmamıştım. Hayes çayından bir yudum aldı. “Bu karakterinin güçlü ol­duğunu gösteriyor.” Elimi göğsüme götürerek sahte bir şekilde nefesimi tuttum. “Hayes Easton, bu bir iltifat mıydı? Dikkatli ol, benden gerçek­ten hoşlandığını düşünmeye başlayabilirim.” O tanıdık kaş çatışı geri döndü. “Senden hoşlanmadığımı hiç söylemedim.”
185 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.